mj
çok uzun süren bir yolculuktan dönmüştük, batı kıyısından. boş günümüz vardı. veteranların gelmesine bile gerek yoktu. gençler gelmek zorundaydı tabii ki. sabah saat 10 gibi oradaydım diye anımsıyorum. ve oraya geldiğimde seken bir topun sesini duydum. mike sahadaydı, çoktan ter akıtıyordu. antrenmanını bitiriyordu. saat 10’da geldim, herkes için izin günüydü, birkaç genç oyuncu daha geliyordu. o çalışmasını bitiriyordu. ve aynen şöyleydim, “mike, adamım, ne işin var burada? senin izin günün bugün.” ve o da şunu dedi, “sen yanlış soruları soruyorsun. soru ‘benim burada ne yaptığımı sorman’ değil. soru ‘neden seni yenebilirim?’” bu tarzda hep yanında taşıyabileceğin küçük şeylerdi. 40 yaşında, hala sabahın sekizinde gelip, tüm zamanların en iyi oyuncusu olduğu herkes tarafından bilinse de yapması gereken şeyleri yapan kişiydi.
